El HİJYENİNİN ÖNEMİ

2016.11.02 / KATEGORİ: HABERLER

Dünya genelinde 2,6 milyar insanın yeterli hijyen olanaklarından mahrum olduğunu tahmin edilmemektedir.

Hijyen, sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemleri olarak tanımlanır. Hijyen bir sağlık bilimi olup temel ilgi alanı sağlığın korunması ve sürdürülmesidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün “21 Yüzyılda Herkes için Sağlık” çalışmaları kapsamında belirlediği hedefler arasında sağlığın koruması ve geliştirilmesi için kişisel hijyen uygulamalarının iyileştirilmesi de yer almaktadır. Kişisel hijyen önlemleri bulaşıcı hastalıklar başta olmak üzere birçok hastalığı önlemektedir. Kişisel hijyenin önemli bir parçası olan el hijyeni ise mikro organizmaların yol açtığı enfeksiyon hastalıkların engellenmesinde en etkili yoldur. Okul, hastane, hava meydanları, işyerleri, sağlık ocakları AVM’ler gibi toplu yaşama alanları hijyen sorunları ve enfeksiyonları açısından riskli ortamlardır.
Halen dünyada en sık görülen en sık öldürülen hastalıklar grubunu enfeksiyon hastalıkları oluşturmaktadır. Yapılan araştırmalarda ellerimizde yaşamakta olan mikro organizmaların sayısı kişinin mesleği ve el temizliğine verdiği öneme göre 40 bin ile 5 milyon arasında değişmektedir. En temel bireysel hijyen uygulaması el hijyenidir. El hijyeni basit ve kısa sürede uygulanabilen bir işlem olmasına ve çoğu insan tarafından önemi bilinmesine karşın, yapılan çalışmalar hem yetişkinlerde hem de çocuklarda el yıkama alışkanlığının yeterli düzeyde olmadığını göstermektedir.
Dünya genelinde 2,6 milyar insanın yeterli hijyen olanaklarından mahrum olduğunu tahmin edilmemektedir. Bu durum aralarında diyare, dizanteri, tifo ve hepatit A’nın da yer aldığı suyla bulaşan hastalıklar için risk oluşturmaktadır. (WHO,2011)
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından hijyen eğitiminin ve el yıkamanın geliştirilmesi diyare olguların % 45’e kadar azaltılmasını sağlayabilen basit ve maliyeti etkin uygulamalar olduğu belirtilmektedir. (WHO,2011) Spesifik olarak el hijyeninin geliştirilmesinin diyare morbiditesinde önemli azalma sağladığını gösteren çok sayıda çalışma mevcuttur. (Curtis 2000) El hijyeninin sadece oral fekal bulaşan hastalıklar için değil solunum yolu ile bulaşan hastalıklar içinde temel koruma yöntemleri arasında yer almaktadır. Farklı yaş gruplarındaki öğrencilerde veya toplu yaşam alanlarında yaşayanlarda yapılan çalışmalar bu sonucu desteklemektedir. El yıkama sıklıkları ile ilgili çalışmalar da, el hijyeninin istenen yükseklikte olmadığı belirten sonuçlarda görülmüştür. Bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde temel rolü bilinmesine karşın, hijyen davranışları; aralarında ihtiyaç duyma sosyal değerlere uygunluk gibi ögelerinde yer aldığı karmaşık bir yapı içermektedir.


El yıkama alışkanlıkları ile ilgili olarak ulusal düzeyde yapılan ilk araştırma olan “Türkiye El Yıkama Araştırması”nda (TEAY), el yıkama alışkanlıklarının kişilerde bilinçli bir seviyede olmadığını göstermektedir. Oysa hijyen, korunma yöntemlerinin ilk basamağıdır. El hijyeninde amaç zararlı mikropların uzaklaştırmaktır. Sadece su ile yapılan temizlik göz ile görünür kiri uzaklaştırmakta fakat etkili hijyen sağlamamaktadır. Günlük hayatımızda tüm ihtiyaçlarımızı ellerimizle karşılıyoruz. Dolayısıyla çevremizle sürekli temas halinde olan ellerimiz birçok bulaşıcı hastalıkları taşıyabilmektedir. Temiz görünen ellerde bile hastalık yapıcı binlerce mikro organizmalar bulunabilir. Kaldı ki her yere dokunduğumuz ellerimizin temiz kalması mümkün değildir. Grip, sarılık, ishal yapan etkenler bağırsak parazitleri eller aracılığı ile ağzımıza, oradan da vücudumuza yayılır.


El hijyenindeki amaç; kimyasal ve fiziksel zararların enfeksiyonlara yol açan mikro organizmaların uzaklaştırılmasını sağlamıştır. Kişisel ve toplum sağlığı açısından el temizliği çok büyük önem taşımaktadır. El temizliği alışkanlığını toplumun bütün fertlerine ne kadar önemli olduğunu bilinci verilmesi ve daha çok etkinlikler yaparak önemi aşılanmalı böylece hastalıklardan tedbirlerin alınması sağlanmalıdır.
Halk Sağlığı Birimi ; Önleyici tedbirlerin tedavi maliyetlerinden daha ucuz olacağını tespit etmiştir.
 

Yukarı